© 2021 by TAYLAN ÖZERAKMAN.

 Proudly created with Wix.com

Kendin Ol!

En son güncellendiği tarih: 19 Ara 2019


Bir hayat düşün...

Yaptığın hatalarının hata olduğundan haberin yok.

Tek bildiğin şey kurduğun olaylara inanıp, emin olmadığın şeyleri yargılamak...

Kim nereye çekerse o tarafa savruluyorsun,

kim ne derse ona inanıyor,

kim ne yaparsa onu yapıyorsun!

Benliğini bulduğunu zannedip ben buyum diyor, ertesi gün farklı bir sen oluyorsun...

Bir gün deli gibi severken, öbür gün nefret kusuyorsun.

Seni baş üstünde tutanları bir gün duvardan duvara vuruyor, ertesi gün kalbinin içine sokuyorsun.

Sana sen olduğun için değer veren insanı, dışarıdaki işin bitip, yalnız kaldığında hatırlıyorsun.

Yetmiyor, o gün bir şeye sinirlendiysen hıncını ondan çıkarıyorsun.

Tanımadığın insanlarla tek gecelik kaçamaklar yapıp, ertesi gün sevdiğini zannettiğin insana koşuyorsun.

Onun gözünün içine bakıp yalanlar sıralıyor ve sonunda sen de söylediklerine inanıyorsun.

Benliğini kaybediyorsun ve bulmak için çaba sarf etmiyorsun...

Duygu kanseri oluyorsun, o kanser yavaş yavaş vücuduna yayılıyor.

Ölüyorsun ama bunu bilmiyorsun.



2.Bölüm


Çağımızın hastalıklarından biri bencillik. Id, ego ve süper egomuzu dengede tutup bastırabiliyorsak zamanın insanlarına nazaran çok ama çok güçlü bir kişiliğimizin olduğuna işarettir bu. O zaman gel sarılalım.


Freud’a göre id ya da alt bilinç içimizdeki doyumsuz hayvandır. Yani id için yalnızca ihtiyaçlarını karşılamaya odaklı, düşünmeyen, güdüsel, o andaki tatmin duygusunda başka bir şey göremeyen hayvani tarafımızdır.

Ben de dahil birçok kişide bu durum var.  Çoğu zaman insanlar, çevre şartları ve ruh hallerimiz bu dengeyi sağlamamamız için elinden gelen her şeyi yapıyor.

 Peki ne yapmamız gerek bu çukurdan kurtulmak için? 

Öncelikle bu hallerde komik duruma düştüğümüzü ve karşınızdaki insanın gözünde bir hamam böceğine dönüştüğünüzü her fırsatta hatırlamanız gerekiyor!

 Karşınızda kimliksiz bir insan hayal edin. Sürekli gösteriş çabasına, şöyleyim böyleyimli laflarına, boş beyniyle karşındakini önemsemeden sürekli kendinden bahsedip, açıldığınız her konuda kendini sıkıştırıp sizin hislerinizi ve düşüncelerinizi önemsememesi ne kadar sinir bozucu olurdu değil mi? Eğer sizde de bunlar varsa böyle insanlara sürekli küfür eden bir Taylan’ın olduğunu hatırlayın ve bu taylanlar hiç azımsanamayacak kadar fazla.  Derin bir nefes alın ve anlatacağınız şeyleri süslemeden karşınızdakinin en az sizin kadar beyni olduğunu bilerek laflarınızı seçip konuşun! Bırakın değerinizi karşınızdaki insan size söylesin. Hakkınızda yanlış düşüncelere kapıldıysa ona doğrusunu açıklayarak anlatın. Çünkü hiç kimse sizi sizin kadar muhteşem ve kusursuz bir yaratık olarak göremez. Güzelliğinizi, gerçekten kimsenin hatta kendinizin bile göremediği hoş taraflarınızı önemseyip size gösteren insanları yanınızdan da ayırmayın. Kaldı ki güzellik göreceli bir kavramdır, sizin kendinizi beğenip dile getirmeniz sizin estetik ve kişilik seçiminizdir. Karşınızdaki insanın gözünde fındık kurdu kadar güzel ve değerli olmayabilirsiniz ve böyle zamanlarda sizinle iletişim kurmaya çalışan o insanı söylemlerinizle koşarak uzaklaştırabilirsiniz yanınızdan. Yapmacıklıktan, şatafattan ve yapmacık insanlardan uzak durun histerik nöbetler geçirmeye başladığınız zaman derin bir nefes alın.

Benim gözümde en muazzam insan güzelliğinin farkında olup mütevazı kalmayı başarabilen insandır. 


Yazının Şarkısı : Tarkan - Hepsi Senin Mi / Şıkıdım





  • Grey Instagram Icon
  • Grey Twitter Icon
  • Grey YouTube Icon
  • Gri LinkedIn Simge
  • Grey Facebook Icon